Bir insan neden elinden geldiğince anlaşılmamak ister… neden dolaylı olmayı seçer…
Anlaşılmama kaygısı gütmüyorum… en çok okunan, duyulan kalıplaşmış ifade oldu günümüzde…
Güt efendim Güt… azcık Gütsen nolur sanki…
Hiçbirimiz yabancı değiliz aslında bu sanatı seçmiş olan sanatçılara…Anlaşılmama Sanatı..
En göz önü örnekler günümüz Siyasetçileri… bütün siyasetçiler … Meydanlara çıkıp saatlerce dil dökerler, atmosfere kelime kirliliği yaparlar ve anlaşılmamak için ellerinden geleni ardlarına koymazlar…
Sonra onları dinliyen ve anlam kargaşasına düşmüş olan birini, o siyasetçinin yandaşı veyahut konusu komşusu sıkıştırır…Böyle böyle böyle dedi der… derde o böyle böyle böyle’nin sadece bir tanesi anlam kargaşasını çözmeye çabalıyan insanın yararınadır… şaşkın dineyici alır böylesini mutlu mesut gider evine… bırakır ardında diğer böyle böylelerini…
Yok o kişi sanatın püf noktalarını yakalamış …bişiyler keşfetmiş… şifresini çözmüşse kürsüdekinin… vay haline o siyasetçinin…ondandır büyün heybetiyle başımıza oturan siyasetçinin tüm heybetiyle baş üstü çakılması…(… buyüzden çok bilindik bir manzaradır Türkiyede eveleyip geveliyen Siyasetçinin sonu=))
MÖ.2. bin de Anadolumuzda yok ama bu Anlaşılmama Sanatı O zamanın siyasetçileri henüz keşfetmemiş bu inceliği …Ekmek Yiyeceksin Su da İçeceksin… herşey kesin ve net…
Bir başka örnek okullarda bolca bulunan Öğretmenler… şunu şunu yap bunu bunu yapma … yaparsın şunu olmaz illa şunu şunu olucak… çünkü o öğretmen ondan istenileni tam tamına yapmış gelmiş o günlere… hiç eksiksizzz(!)…Anlamıyacaksın Öğrenci !!! onun ne yapmanı istediğini Anlamayacaksın… şunu şunuda tam getirme zaten sakın Öğretmenine… bunu bunu yapmazsın yine olmaz… fazla itaatkarsın işine gelmez öğretmeninin…eksik bişeyler bırakmalısın ki onun düzelticek bişeyi olsun ve o da Öğretmen olduğunu hissetsin…Yine Anlama ne yapmamanı istediğini…Anlasanda yap sen onun yapma dediğini… Anlaşılmamalı Öğretmen, ne istediği, ne verdiği anlaşılmamalı… Anlaşılırsa öğreten o olmaz çünkü… Niye sanıyosunuz matematiği öğrenemedim ben… öğrenmemem gerekiyodu buyüzden =)… hepimiz öyleyiz öğrenmemiz gereken kadarını öğrettiler bize gerisi Anlaşılmama Sanatı…
Çokta kalıplaşmış örnekler dışında birde sıradan…içimizden bazıları bu sanata gönül vermiştir…
İşte bunlar kendilerini Üstad sananlar…başlarında konuşma balonlarıyla dolşanlar… herşeyin en iyi ve doğrusunu bildiğini sanıp karşsındakinin düşüncelerini önemsemeden boyuna konuşanlar… kelime kelime üstüne getiren düzenbazlar… devrik cümle efendileri… özlü söz ezbercileri… her cümlesinde dipnot oluşturanlar… parantez yapıp bknz. efendim diyenler… işte bunlar bu sanatın Üstadları…
Anlaşılmaktan korkan… anlaşıldığında, karşısındakinin bunları zaten bildiğini anlamasından çekinenler…
Çok daha fazla örnek vardır eminim bu konuda… çoğumuzda bu örnekleri oluşturacak alt yapıya sahibiz… belki örnekler biz bile olabiliriz…
Özü bilmek ve özü özünde kullanabilmek, birlik olabilmek için çok önemli… bildiğini yalın birşekilde paylaşmak, anlaşılmak ve anlaşıldıktan sonra gelecek faydalar için çok önemli … söylemek istediklerini sade dile getirmek, kelime haznesi zengin Türkçemiz için hem kolay hemde gerçekten önemli…
Herkesin Anlaşılma Sanatını Keşfetmesi Dileğiyle…!!!
Not: Yazımı, Tez sırasında bazı bilim adamlarının kullandıkları dilin ağırlığından duyduğum bıkkınlık neticesinde kalem aldım… düşündümde Anlaşılmama Sanatı günümüzde çok yaygınlık kazandı… Belki yazımda bile bu sanatın kırıntıları vardır… Belki virüsü ben de kaptım=)
Gizem
11.03.11